Prof. Melih Koçer: Uzaylılar ve Uçan Daireler

Prof. Melih Koçer: Uzaylılar ve Uçan Daireler
Gezegenlerle münasebete geçmek fikri yeni değildir. Birinci Dünya Savaşı'ndan evvel bir Rus astronomu, Büyük Sahra'ya veya Sibirya'ya büyük geometrik şekillerin çizilmesini teklif etmiştir. Merihliler tarafından görülecek olan bu şekillere, onların da cevap verecekleri ve bu suretle iki Gezegenirı bir haberleşme sistemiyle münasebete geçirilebileceğini düşünmüştür. Bu teklifin tatbikata intikal ettiğini bilmiyoruz. Şayet böyle bir usul tatbik dahi olunsaydı, cevabın tatmin edici olabileceğini düşünmek için bir sebep yoktur. Merih'te insan nev'inden mahlukların bulunduğuna dair herhangi bir işaret şimdiye kadar tespit edilmiş değildir. Merkür ve Venüs'e gelince, buralarda da zeki canlıların bulunmadığı kuvvetle tahmin olunur.

Bununla beraber, milyarlarca yıldızın kaynaştığı birer feza adası olan 'Galaksi'lerin milyar ve milyarlarcasını barındıran. azamet sembolü Kainatın, milyarlarla köşesinde, bize benzeyen yahut benzemeyen -fakat her halde zeki bir takım canlıların varlığını kabül etmek mantığa aykırı olmasa gerektir. Bu tip canlıların Kainatta, Dünya'dan başka yerlerde de var olduğu fikri, ilim aleminde çok revaç görmeye başlamıştır.

Uçan dairelerin medeni dünyayı nasıl ciddiyetle ve yıllarca meşgul ettiği hatta hala etmekte olduğu malumdur. Başka dünyalardan gelen canlıların varlığını ifade eden bu inanışa, ciddi Alimlerin ortaya attıkları diğer tezleri de katmak yerinde olur. Bunların arasında Merih Peykleri Deimos ve Phobos'un suni olduğunu ileri süren Rus teorisiyle, Baalbek Mabetleri'nin başka dünya mahluklarının eseri ve Ölü Deniz'in eski bir atom patlamasının bakiyesi olduğu iddiasını ve daha bir çoklarını saymak mümkündür.

Şunu hemen söylemek lazımdır ki, Merih yahut Venüs 'küreleri üzerinde hayatın bulunmadığına dair bugün için elimizdeki delillerin küayetsizliğine karşılık, yalnız içinde Dünyamızın da bulunduğu Galaksimizde -Samanyolunda- tıpık Dünyamız gibi, kendi Güneşleri etrafında dönen en az 15 milyon dünyanın varlığını, teori ve hesap gösteriyor. Dünyamızın benzeri olan bu uzak gezegenlerde yerçekimi, benzer iklim şartları ve muhtemelen insanların bulunduğunu düşünmemeye sebep görülmemektedir. Madem ki her tekamül, canlıları -hayal romanlarının tasavvur ettiği canavarlara değil- insana götürüyor, şu halde Gökkubbede pırıldayan yıldızların çoğunda bizim kadar yahut bizden daha zeki başka hemcinslerimizin varlığını kabül etmek zorun'dayız. Kozmik kardeşlerimizin, bizim bilgilerimize ve hatta daha üstün ilimlere sahip oldukları ve bize erişmeye çalıştıkları elbette düşünülebilir.
Bu yazı, Prof. Koçer'in 'İnsan, Feza ve Ötesi 1962' kitabının 138'nci sayfasından alınmıştır.)

Yorum Gönder

0Yorumlar