Mutlu Olmak İçin Nasıl Beslenilmeli?

Dengeli beslenme, yeterli miktarda su içilmesi, alkol ve kafein tüketiminin sınırlandırılması ya da kaçınılması gibi sağlıklı önerilere ek olarak mutlu olmanın yolu, şu maddelerden geçiyor:

Mutlu Olmak İçin Nasıl Beslenilmeli?

1.Kompleks Karbonhidratlardan Zengin Yüksek karbonhidrat içerikli besinlerin tüketimi, kandaki aminoasit oranını da değiştirir. Kan şekeri yükseldiğinde insülin salgılanır ve insülin triptofan hariç kandaki çoğu amino asidin kas dokuları tarafından emilmesini sağlar. Böylece, kandaki triptofan seviyesi artar ve triptofan beyne girerek serotonin sentezini başlatır. Triptofan açısından zengin ve nötral aminoasitler açısından fakir olan buğday, bulgur ve tam buğday ekmeğini beslenmenize mutlaka ekleyiniz. Ayrıca daha sakin, mutlu ve enerjik hissetmek için her gün mutlaka taze meyve ve sebze tüketiniz.

2.Yeterli Miktarda Protein Triptofan, protein kaynaklarında en az bulunan amino asitlerden biridir. Proteinden zengin bir beslenme, triptofandan ziyade daha büyük nötral amino asitlerin oranının artmasına neden olur. Bu durum; beyne triptofan girişini azaltır ve dolayısıyla serotonin sentezi de azalır. Bu da depresif bir ruh haline sebep olur. Beslenmenizde aşırı protein alımından kaçınırsanız daha sağlıklı bir ruh haline sahip olursunuz.

3.Omega-3 Kaynaklarından Zengin Sinir sisteminde bol miktarda bulunan omega-3 çoklu doymamış yağ asitleri, sinir hücrelerinin çevresini kaplayarak serbest radikallerin zararlı etkilerine karşı kalkan oluşturur. Balık, çoklu doymamış yağ asitlerini içermesinin yanı sıra duygu durumunda etkili olan amino asitlerden tirozini de bol miktarda içerir. Bu yüzden her gün yumurta, ceviz, keten tohumu, chia tohumu, susam, peynir ve haftada 1-2 gün balık tüketmeye özen gösteriniz. Sağlıklı bir ruh haline sahip olabilmek için beslenmenize ek olarak omega-3 takviyesi de alabilirsiniz.

4.Antioksidanlardan Zengin Vitaminler, flavonoidler ve polifenoller gibi antioksidan bileşikler; kan dolaşımının iyileşmesi, hafızanın gelişmesi ve kolesterolün düşmesine yardımcı olarak genel sağlıkta iyileşmeyi sağlar. Bunun yanında antioksidanlar, triptofan yıkımını azaltır ve dolayısıyla vücudumuzdaki triptofan miktarı artar. En önemli antioksidan kaynakları olan yağlı tohumlar, taze meyve ve sebzeler yüksek miktarda triptofan da içerir.
Beslenmenize özellikle enginar, lahana, ıspanak, pancar, brokoli gibi sebzeleri; elma, erik, kiraz, yaban mersini gibi orman meyveleri; ceviz, fındık, pikan cevizi gibi yağlı tohumları ve hem antioksidan hem de antianksiyete özellikli zerdeçal, zencefil gibi baharatları ekleyerek mutluluğunuzu arttırabilirsiniz.

5.Probiyotik Desteği Bağırsak mikrobiyotası; beyin gelişimi, davranışlar ve duygu durumunu etkileyen önemli bir unsurdur. İnsanda mikrobiyotanın gelişimi, beyin gelişimine paralel olarak oluşur ve bu iki sistem birbirlerini doğrudan etkiler.
Hatta yaşamın erken dönemlerinde mikrobiyotada meydana gelen değişiklikler, ileriki yıllarda duygu durum bozuklukların oluşmasına neden olabilir.
Beyin fonksiyonlarını geliştiren ve “psikobiyotik” olarak adlandırılan probiyotik türleri, mutluluğu arttıran seratonin ve dopaminin üretimini sağlar. Rafine karbonhidratlar, şeker ve doymuş yağ asitleri bakteri dengesini bozarken yoğurt, kefir, kuru baklagiller, rafine edilmemiş buğday, yulaf, muz, yer elması ve kuşkonmaz gibi prebiyotik besinler bağırsak bakterilerini ve onların faaliyetlerini destekler.

6.Öğün Düzeni Öğünleri atlamak, kan şekerinde düşmeye yol açabilir ve bu da gergin hissetmenize neden olabilir. Ayrıca açlık, vücudumuzda birçok sistemi etkileyen ve bu sistemlerde kalıcı izler bırakabilen travmatik bir durumdur. Açlıkta harekete geçen glukagon ve katekolamin gibi hormonlar, yıkıcı hormonlardır. Bu hormonlar; önce karaciğerde glikojeni, sonra yağ dokusunu ve kas dokusunu yıkarlar. Bu yüzden gün içerisinde aç kalmadan ve öğünleri atlamadan beslenmeye dikkat ediniz.
Yapılan araştırmalar, çinko ve magnezyumun yüksek miktarda alınmasının hem kadınlarda hem de erkeklerde depresyon belirtilerini azalttığını göstermiştir.
7.Çinko ve Magnezyum Desteği Yapılan araştırmalar, çinko ve magnezyumun yüksek miktarda alınmasının hem kadınlarda hem de erkeklerde depresyon belirtilerini azalttığını göstermiştir. Öfke, sinirlilik ve depresyon riskini azaltmak için ıspanak, pazı, dereotu, kuzukulağı gibi koyu yeşil yapraklı sebzeleri; bulgur, kinoa gibi tahılları; badem, fındık, kabak çekirdeği gibi yağlı tohumları her gün tüketiniz.

8.Yeterli Miktarda Su Tüketimi Gün içerisinde az miktarda su içildiğinde gerginlik, öfke, depresyon ve yorgunluk riski daha fazla olmaktadır. Bu yüzden günde 2-2.5 litre su tüketmeye dikkat ediniz.

Yorum Gönder

0Yorumlar