Anaximandros (İÖ 611- 547) Kimdir?: Evrendeki yasalar, tanrıların keyfi dışında

Anaximandros, Thales’den 13 yıl sonra Miletos’ta doğdu.
Anaximandros’a kadar düşünürler hep şiir biçiminde yazarlardı. Düşüncelerini düz yazıyla yazan ilk kişi Anaximandros’tur. Doğa Üstüne, böylece, yeni bir gelenek başlattı.

Anaximandros da evrendeki ana varlığı araştırdı. Ona göre, her şeyin nedeni, kaynağı “Apeiron”dur (sonsuz). Her şeyi o var etmiştir. Her şey ondan çıkar, ona döner. Her şeyi o yönetir. Apeiron’un zıtlıklarından sıcak-soğuk, aydınlık-karanlık gibi şeyler çıktı. Örneğin hava sıcak ve aydınlık, toprak soğuk ve karanlıktı. Evrende ilk önce oluşanlar da bunlardı.

Günümüze kadar geçen bunca zamanda, kavramın kültürel bağları kaybolduğundan “Apeiron”un eski Kuşadası’nda ne olduğunu tam çıkaramıyoruz. Dilin dayandığı kültür değişince, Apeiron havada kalmış.
Hegel’e göre, Apeiron sözcüğü Thales döneminde de kullanılıyordu. Zamanın başlangıcı anlamındaydı. (Hegel 1954:166). Nietzche, Yunanlıların Trajik Çağında Felsefe’de onu “belirlenmemiş, belirsiz olan, niteliksiz olan” diye anlatır.

Peki, Anaximandros’un Apeiron için günümüze kalan bir sözü yok mu? Var: “Bütün şeylerin en incesi” (sonsuzluk). “Apeiron”, yaratılmamıştır. Sonsuzdan beri var olduğuna göre, ondan türeyen varlıkların son biçimini almaları gerekirdi. Çünkü her varlığın evrimini bitirmesi için sonsuz bir zaman geçmiştir. Oysa evrim hen ü z yeni başlamış gibi. Anaximandros, bunu, varlıkların Apeiron’a gelip gitmeleri böylece zamanı bölmeleriyle açıklar. Anaximandros, çevresindeki deniz ve karaların haritasını çizen ilk kişidir. Daha sonra Miletos’lu Hekataios bu haritayı düzenlemiştir. Anaximandros, bir de gök küresi yapmıştır.

Anaximandros’a göre, ilk canlılar sudan olmuş ve evrimleşmişlerdir. Onda günümüz evrim kuramının ilk biçimleri görünür. Anaximandros, evreni şöyle görüyor: Dünya, hiçbir yere dayanmadan boşlukta durur. Dünya ekseni ekliptik düzleme göre eğiktir. Dünya’nın etrafında araba iç lastiğine benzeyen halkalar dolaşır. Bu halkalar havadan yapılmıştır. İçleri alev doludur. Alev, bazı deliklerden dışarı fışkırır. Güneş, Ay ve yıldızlar bu fışkıran alevlerdir. Delikler kapandığında Ay ve Güneş t u t u l m a s ı olur. Yıldızlar ne tanrıdır ne de tanrının bize yol göstermek için koyduğu ışıklardır.

Anaximandros, Güneş’in de Dünya kadar büyük olduğunu söyleyerek dindarların öfkesini çekti.
Deprem, tanrı’nın bir gazabı değil fiziksel bir olaydır. Rüzgâr da, Güneş tarafından harekete geçirilen havadır; tanrı üfürüğü değildir. Gökgürültüsü ve şimşekler eskiden beri, Zeus’un gazabı idi. Ama Anaximandros, bunları hava taneciklerinin ve bulutların ilişkileriyle açıklar.
Anaximandros, tanrıların “keyfi” dışında, evrende belirli yasalar olduğunu çeşitli örneklerle açıkça anlatır.

Yorum Gönder

0Yorumlar