Akdeniz Usulü Kama Sutra

Napoli Ulusal Arkeoloji Müzesi'nde yıllardır kapalı tutulan 'gizli oda'nın kapısı aralandı. Pompei ve Ercolano kazılarında günışığına çıkarılan eserlerden oluşan 'pornografik koleksiyon', 18. yüzyıldan bu yana sürekli olarak saklı tutuluyordu.

İmparator Tiberius, Capri adasındaki villasının yatak odasına, ressam Parrasio'nun erotik-mitolojik bir tablosunu, 'Atalante ve Meleagros'u astırır. Bize bu bilgiyi, Romalı tarihçi Svetonio aktarır. Aslında o yıllarda, Romalı soylular erotik resimlere oldukça meraklıdırlar. İmparator Augustus döneminin ressamlarından Arellius'un da erotik-mitolojik nitelikte resimler yaptığı bilinir. Imparator Augustus ise sahibi oldugu binalara bir tabela astirir. Tabelanın üzerinde Latince 'concupitus varios Venerisque figuras/Farklı birleşmeler "Venüs'ün pozisyonları" yazar. Roma Imparatorluğu'nda, kentin ileri gelenleri ve soylular, rehberlik yapan bu tabelayı Augustus'u örnek alarak astirirlar...

Napoli Ulusal Arkeoloji Müzesi'nde yıllardır kapalı tutulan gizli oda'nın kapısı aralanmasaydı, belki de arkeologlar, antik cağın seks konularına büyüteç tutamayacaklardı.

GİZLİ ODA

Pompei ve Ercolano'daki ilk kazılarda bulunan pornografik eserler Napoli'deki Portici Müzesi'nde 18 numaralı salonda toplanıyor. Bu özel salon ziyaretçilere kesinlikle açılmıyor. Ancak bazı ayrıcalıklı ziyaretçiler özel izinle görebiliyor koleksiyonu.
1819'da koleksiyon Napoli Ulusal Arkeoloji Müzesi'ne getirilerek, gizli oda'da koruma altına alınıyor. 1849-1860 yılları arasında daha da katı bir sansür uygulanıyor ve gizli oda'nın önüne bir duvar örülüyor.

Garibaldi döneminde bir açılma politikası güdülüyor, Napoli Müzesi'nin yeni müdürü Alessandro Dumas'nın girişimiyle bütün eserler yeniden el den geçiriliyor. Bu dönemde 'açık saçık' eserlerin yer aldığı salon, yalnız yetişkin erkeklerin ziyaretine açık tutuluyor. Kadınlar ve erkekler ancak özel izinle alınıyor bu salona. Ama birkaç yıl sonra büyük bir sansür dalgası daha geliyor. Gizli salon'un kapıları bir kez daha kapanıyor ziyarete. Bu kez 2000'e kadar açılmıyor gizli oda'nın kapısı. Üstelik müzedeki eserler kadar Pompei ve Ercolano'da, yerinde duran yani 'in situ' bazı eserler de payını alıyor yasakçı uygulamadan. Örneğin 'de şarap ticaretiyle uğraşan Vetti lerin evindeki 'Falluslu Priapos'u, abartılı erkeklik uzvuyla Lapseki'nin bu büyük tanrısını gösteren bir tablo da sansüre uğruyor...

Pompei Kenti nasıl yok oldu?

Pompei, Vezuv yanardağının güney eteğinde volkanik karakterde bir yaylada, denizden 30 metre yükseklikte kurulu bir şehir. Pompei'nin kurucusu Yunan kökenli bir topluluktu. Pompei, Napoli körfezine kadar yayılmıştı, Capri ve Ischia adalarını da kuşatıyordu.

Tarih boyunca Yunanlıların ve Etrusklerin saldırısına uğrayan kente M. 0. 5. yüzyılda Campania bölgesinin dağlik kısmından inen halklar hakim oldu. Şehir Roma İmparatorluğu'nun yönetimine girdiği M. O. 2. yüzyılda en parlak devrini yaşadı. Özellikle zeytinyağı ve şarap ticareti ile ekonomik yönden hizla gelişti. Aynı dönemde mimari açıdan da bir gelişme gözlendi.

M. S. 62'de meydana gelen şiddetli bir yer sarsintisi Pompei'yi yerle bir etti. Pompei halkı depremin yaralarını sararken 24 Ağustos 79'da Vezuv lav püskürtmeye başladı. Pompei, Vezūv'ün lavlarına gömüldü.

Kazı çalışmaları

Pompei'de ilk arkeolojik keşif gezileri 1700'lerde gerçekleşti. Ancak ilk sistemli kazi çalışmalarına 1800'lerde başlandı. Bugüne kadar yapılan kazılarda antik Pompei'nin beşte üçü günışığına çıkarıldı. Ercolano'da ilk arkeolojik kazılara Emanuele di Lorena başkanlığında 1709'da başlandı. Kazılarda 3 bin seyirci kapasiteli tiyatro, mermer ve resimlerle bezeli bazilika, hamam yapıları günışığına çıkarıldı. Son dönem kazılarında arkeologlar, kentin güney mahallelerinde karakteristik Ercolano evlerini ortaya çıkardı. Son alarak Ocak 2000'de Pietro Giovanni Guzzo başkanlığında kazilan Ercolano'da Vezüv'ün lavlarından kaçmaya çalışan 48 taşlaşmış ceset bulundu.

Yorum Gönder

0Yorumlar