Altay Dağlarındaki 2400 Yıllık Mezar

Mezardan yayınlanan tek fotoğraf



Altay dağlarında bulunan 2400 yıllık mezarda, 25 yaşında ölen kadının iskeletinde bulunan “Kleopatra kolyesi” iskeletin Mısır bağlantılarının olduğunu gösteriyor.

Altay dağlarına yakın bir yaylada tahmini 2400 yıl öncesine ait bir mezar bulundu. Mezarda bulunan iskeletin üzerindeki kolyeler dikkat çekiciydi. Kolye hala canlı renklerde, sarı ve mavi tonlarında. Kazıların koordinatörü, Novosibirsk Arkeoloji ve Etnografya Enstitüsü’nden Andrei Borodovszkij, “Altay Dağları’nda birçok tarihi kalıntılar var ve hepsi birbirinden değerli” dedi. Borodovszkij, kolyelere zarar vermeden tekrar ilk günkü haline getirmek için millefiori tekniğini kullandı.

Kolyedeki boncuklar bugünkü nazar boncuklarına oldukça benzer nitelikteydi. Bazı boncukların da Mısır’dan getirilmiş olacağı belirtildi. Borodovszkij, “Sibirya her zaman medeniyetler arası geçiş bölgesi olmuştur. Kolyenin direk kendisi veya Mısır etkileri ise İpek yolu üzerinden Sibirya’ya gelmiş olabilir” dedi. Kemiklerin ve diğer bulguların hangi yıla ait oldukları, daha uygun koşullarda profesyonel bir ekiple belirlenecek.



Araştırmacılar, şimdiye kadar yapılan araştırmalara ve öngörülere göre 25 yaşında ölen kadının soylu bir aileden gelen din görevlisi (rahibe) olduğunu belirtiyor. Rahibe olduğunun neredeyse kesin olduğu, çünkü büyüsel işlemlerde kullanılan bronz eşyalara ve aynalara sahip olduğu öğrenildi. Journal of Eurasian Studies (Avrasya Araştırmaları Dergisi) editör yardımcısı Obrusánszky Barbara, “bulgulardan anladığımız üzere, rahibe kendini cinsel içerikten arındırmış bir yaşam tarzını benimsemiş olabilir. Bu yaşam tarzının bozkır yaşamına tamamen yabancı olduğunu ve kolyelerle beraber Mısır etkisinin daha net olduğunu söylüyor, ancak kadının da Mısırlı olmadığını, bu da Moğolistan ve Sibirya bölgesinde kadınlara yönelik sınıfsal bir ayrımcılığın olmadığını göstermektedir” dedi.

Rahibe, bir varsayıma göre, Prenses Ukok’un yakını veya hizmetçilerinden biri olabilir. Prenses Ukok, Pazırık kültürü içerisinde, Ukok yaylasında bulunmuş soylu biriydi. Mezarı çok iyi korunmuş biçimde 1993’te bulunmuştu. M.Ö. beşinci yüzyıla ait bir mezar olduğu düşünülüyor, ancak mumyanın laboratuara dikkatsizce taşınmasından dolayı tam kesinliği bulunmamaktadır. Altay Bölge Müzesi Müdürü Tanya Balueva, rahibenin de Prenses Ukok gibi Moğol ve Kafkas tipinin kesin özelliklerini barındıran İskit-Sibirya ırkından olduğunu, söyledi.

Yorum Gönder

0Yorumlar